Vahdet Nafiz Aksu

ANA SAYFABUGÜNKÜ ERZURUMYEREL YAZILAR MAKALE / FIKRA / ÖYKÜ ERZURUM YAZILARI KİTABITÜM ŞİİRLERİM PDF

serbest  şiirlerimheceyle şiirlerim heceyle rübailer sesli şiirlerim resimli şiirlerimşiir sunuları

 

Vahdet Nafiz Aksu

E-KANAL CANLI YAYIN

TRT'DEKİ SÖYLEŞİLERİM

USTALARDAN SESLİ ŞİİRLER

ŞİİR VİDEOLARI -VNA

HER ŞEYİN BAŞLADIĞI ŞEHİR

ÖNERİLER/ETKİNLİKLER

STRATEJİK HEDEFLER

BELGELERLE ERMENİ ZULMÜ

NET KÜTÜPHANE

100 TEMEL ESER

TARİH/ KÜLTÜR SOHBETLERİ

OSMANLI TARİHİ

SARI GELİN KİMİN TÜRKÜSÜ

ERZURUM  FIKRALARI

ÖZGEÇMİŞİM

FOTOBEN

KİTAPLARIM



SÖZÜN SERHADDİ DUA




stratejik araştırma kurumları

araştırmacılar için kaynaklar

Türk dünyası araştırmaları

filozofların fikir dünyası

mevlana ney ve sema

Türk edebiyatı kolleksiyonu

edebiyat söyleşileri

düşünce dergi ve siteleri

e-kitap bankası

altı çizili satırlar

kuran ufku

öğrenciler için kaynaklar

ekovart tv-sanat haberleri

Türk islâm sanatları

kültür ve turizm bakanlığı

kent kent yeryüzü

yapı kredi kültür-sanat

gazetelerin birinci sayfaları

yerel medya

gazetelerin internet sayfaları

bebek ve anne com

gerekli tüm linkler



 
SIK DİNLEDİKLERİM

 




kelâm-ı kibar


 

 

  İletişim Formu


 

bu sayaçtan önceki ziyaretçi:
165900

 

 

Google Site

 

 

 
 
BEN ERMENİ DEĞİLİM

Hrant Dink’in üzeri gazeteyle örtülü cesedini televizyondan izlediğimde içim sızladı. Hele minicik kızının acı ve şaşkınlık dolu bakışları ile nasıl sarsıldığımı anlatamam. Terörü bir kere daha lanetledim. Ocaklar söndüren kahpe kurşunlara kinimi bir kere daha biledim. Bulanık sularda balık avlattırılan kalleş tetikçilere ve onların arkasındaki güçlere lanetler yağdırdım.

Nasıl yağdırmam. Nice canlar verdik kahpe kurşunları. Ne fidanlar devrildi gözlerimizin önünde. Toprağın kara bağrına cennete girer gibi koşan koç yiğitlerle dolu şehitliklerimiz. Gönlümüzün şeref odalarında, kalbimizin kral dairelerinde nice şehit hatırasını misafir etmekteyiz yıllardan beri.

Kalleşliklerin, dalaletin, hıyanetin kol gezdiği bir mübarek vatan parçasının kellesi koltuğunda sevdalılarıyız. Nazlı hilalimiz yüz dökmesin diye rengine renk katmadayız, ihtiyaç duyuldukça. Ezanımız susmasın diye sesine ses vermekteyiz. Sancağımız düşmesin diye kara toprağa biz düşmekteyiz ıssız dağ başlarında, kuytu patikalarda. Mayınlı yolları kent caddesi bellemiş, keyif turu atar gibi salınıp gezmedeyiz. Asırlardır ölümle evcilik oynuyoruz. Arkadan vuruluyoruz. Göğüsten hançerleniyoruz.

1915 lerin, 17’lerin Erzurum’unu düşünüyorum. Yanıkdere geliyor hatırıma. Karnı hançerle yarılıp bebeği süngülenen anaları. Paramparça edilen Hırant’ın kızı yaşındaki yavruları. Sonra Avrupa’nın göbeğinde pusuya düşürülen diplomatlarımızı.

Hayır, hayır. Bütün bunlardan Hrant sorumlu değil. Vatanına bağlı Türkiye Ermenileri de mesul değil. O iyi bir Türk yurttaşıydı. Uluslararası bir toplantıda şöyle söylediğini dün bir köşe yazısında okudum ve çok etkilendim. Şöyle demiş merhum: “"Ben, Ermeni asıllıyım ama önce Türk vatandaşıyım. Bu sebepten dolayı, sizlere içinde yaşadığım halkımın dili ile hitap etmek istiyorum"

Türklerin Türkçeden köşe bucak kaçtığı, müzisyenlerin uluslara arası yarışmalara İngilizce eserlerle katıldığı bir memlekette, Ermeni asıllı bir yurttaşımızın bu duyarlılığına şapka çıkarılmaz mı?

Dedim ya, Hrant cinayeti beni çok üzdü. Çok düşündürdü. Rahmetliye bir kinim, bir buğzum yok. Ailesine karşı insani hisler besliyorum, acılarını paylaşıyorum.

Lakin bu olayla ilgili üzüntüm, acım, öfkem sadece cinayetle sınırlı değil.

Hatta diyebilirim ki, cinayet sonrasında meydana gelen gelişmeler en az cinayet kadar etkiledi beni.

Kendi Milletinin, cemaatinin hak ve hukukunu koruma yolunda canını veren bir adam var karşımızda.

Bu menfur cinayeti kınamada ileri gidip milliyet değiştiren zavallılar koro halinde bağırıyorlar “ hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni” Hele bir de şu canım sarı gelin Türküsünü çalmıyorlar mı televizyonlarda? İfrit oluyorum.

Keşke kendi vatanınızı sevmek ve milletinizin hakkını, hukukunu korumakta onun kadar olabilseydiniz… Milletinizin değerlerini savunma uğrunda ölecek kadar kendinizi bu vatanın evladı hissedebilseydiniz.
“Bugün hepimiz Ermeni’yiz “ dediğiniz aşk ve şevkle hayatınız boyunca hiç “Türk’üz” dediniz mi?

Hal bu ki bu olay karşısında “ Biz Türk Milletinin bir ferdiyiz, ama bu olayı sizin kadar kınıyor, lanetliyoruz “ deseydiniz daha makbule geçerdi, sözünüz, tavrınız… Hiçbir soylu millet kendi milliyetini inkâr edenlere değer vermez, bilmez misiniz?

Lafın kısası, bu menfur cinayeti şiddetle kınıyorum. Ama bir Türk evladı olarak, bir Müslüman olarak kınıyorum.

Gerçek Ermeniler avazları çıktığı kadar bağırsınlar “biz ebediyen Ermeni’yiz” diye… Ben de “ Ermeni olmama hakkımı” kullanıyorum ve “ ne bugün, ne yarın Ermeni’yim” diyorum…” Bugün hepimiz Ermeni’yiz naraları gönlüme giran geliyor!

Vahdet Nafiz AKSU